Değerli veliler, NEŞAT YAYLA
Değerli veliler,

“Çocuğunuzun her istediğini yapmayan öğretmen kötü öğretmen değildir.” NY

Sosyal medyada Japon eğitim kültüründe sıkça öne çıkan sorumluluk, başkasına saygı, öz disiplin, ortak alanı koruma ve çocuğun yapabileceği işi onun yerine yapmama anlayışından hareketle, okullar açılırken, Türkiye’deki velilere de hitap edebilecek bir metini paylaşmak istedim. 

Değerli anne-babalar,

Bir çocuğun eğitimi yalnızca okulda gerçekleşmez. Çocuk, okulda öğretmeninden öğrendiği kadar evde anne ve babasının davranışlarından da öğrenir.

Bazı eğitim kültürlerinde veliden beklenen en önemli şey, çocuğun önündeki bütün engelleri kaldırmak değil; çocuğa kendi sorumluluklarını taşıyabilecek bir karakter kazandırmaktır.

Çünkü iyi anne-babalık, çocuğun her işini yapmak değil; bir gün kendi işini kimseye ihtiyaç duymadan yapabilecek hâle gelmesini sağlamaktır.

Bu anlayışla velilerimize şu hatırlatmaları yapmakta yarar vardır:

  1. ÇOCUĞUNUZUN YAPABİLECEĞİ İŞİ ONUN YERİNE YAPMAYIN.

Çantasını hazırlayabiliyorsa kendisi hazırlasın. Ödevini takip edebiliyorsa kendisi takip etsin. Unuttuğu eşyanın sonucuyla zaman zaman kendisi karşılaşsın.

Her problemi onun adına çözülen çocuk, problem çözmeyi öğrenemez.

  1. ÖĞRETMENİNİ ÇOCUĞUNUZUN YANINDA KÜÇÜMSEMEYİN.

Öğretmeni sürekli eleştirilen çocuk, bir süre sonra öğretmeninin sözünü önemsememeye başlar.

Bir sorun varsa öğretmenle doğrudan ve saygılı biçimde konuşun. Çocuğun yanında öğretmenin itibarını zedelemek, eğitim sürecini de zedeler.

  1. HER ŞİKÂYETTE ÇOCUĞUNUZU PEŞİNEN HAKLI İLAN ETMEYİN.

Önce dinleyin. Sonra öğretmeni dinleyin. Gerekirse diğer tarafları da dinleyin.

Çocuğunuzu sevmek, onun her durumda haklı olduğunu kabul etmek değildir.

  1. ÇOCUĞUNUZA BAŞKALARINI RAHATSIZ ETMEMEYİ ÖĞRETİN.

Bağırmamak, sıraya uymak, arkadaşının sözünü kesmemek, ortak alanları temiz kullanmak, başkasının eşyasına izinsiz dokunmamak küçük davranışlar gibi görünür.

Oysa toplumsal hayat bu küçük davranışların üzerine kurulur.

  1. OKUL KURALLARINI ÇOCUĞUNUZUN YANINDA DEĞERSİZLEŞTİRMEYİN.

“Bu kural da ne kadar gereksiz!” dediğinizde çocuk yalnızca bir kuralı değil, kurallara uyma düşüncesini sorgulamaya başlayabilir.

Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir uygulamayı okul yönetimiyle görüşün; fakat çocuğa kuralların ortak yaşam için gerekli olduğunu öğretin.

  1. ÇOCUĞUNUZUN HATASININ SONUÇLARIYLA KARŞILAŞMASINA İZİN VERİN.

Her unutulan ödevi okula yetiştirmek, her sorunu onun adına çözmek, her başarısızlıkta başkasını suçlamak çocuğa iyilik değildir.

Bazen küçük bir hatanın doğal sonucunu yaşamak, uzun nasihatlerden daha öğreticidir.

  1. BAŞARIYI SADECE NOTLA ÖLÇMEYİN.

Yüksek not önemlidir; fakat dürüstlük, çalışkanlık, sorumluluk, nezaket, paylaşma ve güvenilirlik de en az akademik başarı kadar değerlidir.

Çocuğunuza yalnızca “Kaç aldın?” diye sormayın.

“Bugün ne öğrendin?”, “Birine yardım ettin mi?”, “Seni düşündüren ne oldu?” diye de sorun.

  1. ÇOCUĞUNUZU BAŞKA ÇOCUKLARLA KIYASLAMAYIN.

“Bak arkadaşın senden daha başarılı.” sözü çoğu zaman çocuğu geliştirmez; onda yetersizlik veya kıskançlık duygusu oluşturur.

Çocuğun bugünkü hâlini mümkün olduğunca kendi dünkü hâliyle karşılaştırın.

  1. EVDE SORUMLULUK VERİN.

Odasını toplamak, masasını düzenlemek, sofraya yardım etmek, eşyalarını korumak ve yaşına uygun ev işlerine katılmak çocuğu küçültmez.

Tam tersine ona şu duyguyu kazandırır:

“Ben bu ailenin bir üyesiyim ve benim de sorumluluklarım var.”

  1. HER İSTEDİĞİNİ HEMEN KARŞILAMAYIN.

Beklemek, sabretmek ve emek vermek de eğitimdir.

Her istediğine anında ulaşan çocuk, hayatın her zaman kendi istediği gibi olmayacağını kabullenmekte zorlanabilir.

  1. ÖZÜR DİLEMEYİ VE TEŞEKKÜR ETMEYİ ÖĞRETİN.

“Özür dilerim”, “Teşekkür ederim”, “Lütfen”, “Size yardımcı olabilir miyim?” gibi ifadeler basit nezaket sözleri değildir.

Bunlar karakter eğitiminin günlük hayattaki göstergeleridir.

  1. OKULU BİR HİZMET SATIN ALINAN YER GİBİ GÖRMEYİN.

Özellikle özel okullarda şu düşünce büyük zarar verir:

“Parasını ödüyorum, istediğimi yaparım.”

Eğitim, müşteri-satıcı ilişkisi değildir. Okul, öğretmen, öğrenci ve veli aynı çocuğun gelişimi için çalışan paydaşlardır.

Ücret ödemek, eğitim kurallarının üzerinde olma hakkı vermez.

  1. ÖĞRETMENİN ÇOCUĞUNUZA SINIR KOYMASINI DÜŞMANLIK OLARAK GÖRMEYİN.

Çocuğunuzun her istediğini yapmayan öğretmen kötü öğretmen değildir.

Bazen “hayır” demek, sınır çizmek ve sorumluluk istemek eğitimin bir parçasıdır.

Çocuk hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaç duyar.

  1. ÇOCUĞUNUZA SAYGIYI ANLATMAKTAN ÖNCE GÖSTERİN.

Evde birbirine bağıran insanların çocuğa “Saygılı ol.” demesi yeterli değildir.

Çocuk söylediklerimizden çok, yaşadıklarımızı öğrenir.

Anne-babanın birbirine, yaşlılara, öğretmenlere, çalışanlara ve farklı insanlara davranışı çocuğun en güçlü ahlak dersidir.

  1. ÇOCUĞUNUZU HAYATA HAZIRLAYIN, HAYATI ÇOCUĞUNUZA GÖRE HAZIRLAMAYA ÇALIŞMAYIN.

Belki de bütün maddelerin özeti budur.

Hayattaki bütün yolları çocuğumuz için düzeltemeyiz. Bütün haksızlıkları önleyemeyiz. Her başarısızlığın önüne geçemeyiz. Her zaman yanında bulunamayız.

Fakat ona sorumluluk, sabır, saygı, çalışma alışkanlığı, öz güven ve problem çözme becerisi kazandırabiliriz.

Çocuklarımızın önündeki bütün taşları temizlemek yerine, onlara taşların arasından nasıl yürüyeceklerini öğretelim.

Çünkü eğitimin nihai amacı, çocuğun hayatı boyunca elinden tutmak değil; elini bıraktığımızda da doğru yürüyebilecek bir insan yetiştirmektir.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ