Bizim medeniyetimizde, ilim anne karnında başlar.
Bir çocuğun yetişmesindeki hassasiyeti anne karnından önceye, baba ile annenin ilk tanıştıkları ana bağlayan âlimler de vardır.
Bizim hayat tarzımızda ilmin yaşı yoktur, bu yüzden “beşikten mezara kadar ilim” düsturunu ilke ediniriz. Ayrıca, ilim nerede olsa talepkâr olmak, kendini ilme adamak, vakfetmek dinimizce de teşvik edilmiştir. Binaenaleyh, gayeyi hayatı bağlayabilecek en değerli haslet olarak ilmi görmek önemlidir.
İlim kadim medeniyetimizde, asrı saadette “Ashabı Suffe” şeklinde kendini gösterirken, sonraki dönemlerde “Beytül Hikme” denilen ilim merkezlerine ve medreseler dönüşmüştür.
Osmanlıda da ilim merkezinde yaşama anlayışı zirveye çıkmış, hükümdarlar hocaları, ilim adamlarıyla anılmıştır.
Bilhassa Fatih Sultan Mehmet’in yetişmesinde, ilim adamlarının etkisi aşikâr şekilde kendini göstermiştir. Fatih Sultan Mehmed, kendi ile anılan hocalarla hep gündeme gelmiştir. Hoca ve âlimlerin padişahlar kadar tanınması Osmanlının kurduğu medeniyetin ilme gösterdiği saygının kanıtıdır. Bu durum, bazı minyatürlere de yansımıştır. Hocalarına hürmeten sultanların nasıl edepli duruş sergiledikleri bu görüntülerde göze çarpmaktadır.

Molla Güranî’nin (oturan) Taşköprülüzade’nin “Şakâyık”ında mevcut minyatürü. “1545”
Bu minyatür de İlmi temsil eden Âlimin (sağda) karşısında edeple duran Sultan (solda) görünmektedir. Bu belge de Fatih Sultan Mehmet bir cihan sultanı olmasına rağmen hocasının karşısındaki duruşu, Osmanlı’nın İlme nasıl hürmet ile baktığını göstermektedir.
İslam’ı cihana hâkim kılmak için ömrünü feda eden Fatih Sultan Mehmet, küçük yaştan itibaren bu hassasiyetle büyütülmüştür.
Annesi Âlime Hüma Hatun, bu şehzadesine manevi terbiyeye doğumundan önce başlamıştır. Haram lokma yememe hassasiyeti gösterip, Kuran okuyup, dinleyerek, doğumundan önce ilmi yolculuğuna başlatmış oluyordu.
Küçük yaştan itibaren şehzadelerin ilmi yolculuğa çıkması bir İslam Medeniyeti geleneğiydi. Dini ve pozitif ilimler ile sünneti seniyye olan sporlar ufak yaşlardan itibaren sultan adaylarına veriliyordu.
Fatih Sultan Mehmet’in küçük yaştan itibaren Akşemsettin ve Molla Gürani ile ilgili ilmi destek aldığı bilinmektedir. Bu ilmi destek Fatih’i ilim aşığı bir sultana dönüştürmüştür.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...