Bir milletin geleceği sınıflarda şekillenir. Toplumların yükselişi de çöküşü de çoğu zaman eğitim anlayışlarının bir sonucudur. Bu sebeple eğitim, yalnızca bilgi aktarma süreci değil; aynı zamanda insan yetiştirme, medeniyet kurma ve gelecek inşa etme sanatıdır.
Bu hakikati anlatan en güçlü benzetmelerden biri şudur:“Her eğitimci bir Fatih, her öğrenci bir İstanbul’dur.”
Fatih Sultan Mehmet, sadece bir hükümdar değil; azmin, vizyonun ve ideal sahibi bir eğitimin sembolüdür. Henüz çocuk yaşlardan itibaren büyük hedeflerle yetiştirilmiş, güçlü bir eğitim sürecinden geçmiş ve kendisine inanılmıştır. Onun İstanbul’u fethetmesinin arkasında yalnızca askerî güç değil; sağlam bir eğitim, güçlü bir irade ve yüksek bir ideal vardı.
Bugünün eğitimcileri de aslında birer Fatih olma sorumluluğu taşımaktadır. Çünkü her öğretmen, öğrencisinin gönlüne ve zihnine doğru bir yolculuğa çıkar. Kimi zaman bir öğrencinin korkularını aşmasına yardımcı olur, kimi zaman özgüvenini inşa eder, kimi zaman da içinde saklı duran yeteneği keşfeder. Gerçek eğitimci, öğrencinin yalnızca notlarına değil; karakterine, hayallerine ve insanlığına dokunabilendir.
Öğrenci ise keşfedilmeyi bekleyen bir İstanbul gibidir. İlk bakışta sessiz, içine kapanık veya sıradan görünen nice öğrencinin içinde büyük cevherler saklı olabilir. Tıpkı asırlar boyunca surları aşılamaz görülen İstanbul gibi… Doğru rehberlik, sabır, emek ve inançla o kapılar bir gün açılır.
İstanbul’un fethi bir anda gerçekleşmedi. Uzun hazırlıklar, strateji, sabır ve kararlılık gerekti. Eğitim de böyledir. Bir öğrencinin gelişimi zaman ister. Bir çocuğun hayata güvenle bakabilmesi, kendisini ifade edebilmesi ve iyi bir insan olarak yetişebilmesi için sevgiye, ilgiye ve güçlü rol modellere ihtiyacı vardır.
Bugün eğitim dünyasında çoğu zaman sınav başarıları ön plana çıkıyor. Oysa gerçek başarı, öğrencinin içindeki potansiyeli ortaya çıkarabilmektir. Çünkü bazen bir öğrencinin keşfedilen yeteneği bir bilim insanına, bir sanatçıya, bir öğretmene ya da insanlığa hizmet edecek büyük bir şahsiyete dönüşebilir.
Eğitimci; yalnızca ders anlatan kişi değildir. Eğitimci, geleceği şekillendiren insandır. Bir toplumun yarınlarını inşa eden görünmez mimardır. Bu yüzden her eğitimci, karşısındaki öğrencide bir İstanbul görmeli; her öğrenciye umutla, sabırla ve inançla yaklaşmalıdır.
Unutulmamalıdır ki Fatih öylece yetişmedi. İstanbul da kendiliğinden fethedilmedi. Büyük medeniyetler; büyük ideallere sahip eğitimcilerin ellerinde yükselir.
Belki de eğitimin özü tek bir cümlede saklıdır:Her eğitimci bir Fatih olmalı, her öğrencide ise fethedilmeyi bekleyen bir İstanbul görmelidir.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...