BAK; sevgili Müslüman kardeşim!
Birileri sana, ‘Bize gel, bizim hocamıza bağlan ve kurtuluşa er!’ diyorsa -ki, günümüz sahte tarikatlarının hemen hepsi aynı şeyi söylüyor- halt ediyordur ve bunların Allah adamlığı ile yakından ve uzaktan bir alakaları yoktur. Zira hiç kimse son nefesinden emin olamaz; ben ya da bizler kurtulduk, sen de bize katıl ve kurtulanlardan ol diyenler hem yalan söylüyorlar ve hem de Allah’ın dinine ve O’nun kullarına en büyük kötülüğü yapıyorlar.
Bunlarda azıcık haya olsa, Allah korkusu ve kul utancı olsa; edeben ve ahlaken şöyle demeleri gerekirdi: ‘Bak kardeşim! Allahü tealanın dini belli, kuralları belli; gel, el birliği yapıp bu dine sarılalım, bu dinin emir ve yasaklarını yerine getirelim ve hep birlikte kurtulmaya çalışalım.’
70’li yıllarda (elli sene önce) çiçeği burnunda bir ilahiyat öğrencisiydim; orta ve lise İstanbul İmam-Hatip Okulunda okumuştum. Gençlik heyecanıyla çok meraklıydım ve araştırmayı çok seviyordum; ne kadar tarikat varsa, çalmadık kapı bırakmadım, hepsini inceden inceye gözlemleyip tetkik ettim. Bütün bu incelemeleri yaparken hiç kimse bendenize kül yutturamıyordu, zira dinimi biliyordum.
Bunlardan hiçbiri beni tatmin etmedi, hiçbirisinde aradığımı bulamadım; zira her birisi, gel seni kurtaralım diyordu.
Cennetten beratları varmış gibi, anlamsız ve tasasız bir tavır içinde olmaları bana göre değildi.
Yine o yıllarda, dini tahsili ilahiyat olmayan ve fakat İslamiyet’i derinden araştıran hakkıyla yaşayan bir Allah adamına rastladım. O bana şu nasihatte bulundu: “Tarikat dönemi bitti; iyiler, iyilikleriyle birlikte iyi atlara bindiler ve iyi diyarlara gittiler.
Sam yeli esmişçesine, ortalık toz-duman, her taraf yanıp kavrulmuş. Ab-ı hayat Kaf Dağı’nın ardında, balta girmemiş ormanların derinliklerinde. Mevlâna gibi, İmam-ı Rabbani gibi gerçek şeyhler ‘kibrit-i ahmer’ (adi metale sürülünce, onu altına çevirdiğine inanılan nesne) olmuş, kim araya ve kim bula!
Bu yüzden müritlik devri bitti; muhiplik (sevgi) dönemindeyiz. Tarihteki gerçek Allah dostları belli, bunları veya bunlardan bir tanesini sev ve kurtul! Bunlardan birine kavuşan (seven), bütün iyiliklere ve bu dostların hepsine kavuşur. Günümüzde namazını kılan ve haramlardan kaçınan kişi Allah’ın veli (sevgili) kuludur.
Dinini öğren ve öğrendiklerinde amel et; göreceksin ki sana bilmediklerin de öğretilecek ve böylece şeytanın maskarası olan günümüz şeyh müsveddelerinin elinde oyuncak olmaktan kurtulacaksın.”
Yetmiş yıllık ömrümde çok şeyler yaşadım ve çok olaylara şahit oldum. Yaşadıklarımla, şahit olduklarımla ve bizzat derinlemesine yaptığım dini araştırmalarımla gördüm ki, gençliğimde beni uyaran o zat yerden göğe kadar haklıymış.
Çünkü; ahirette hesap Şeriat’tan (dinin kurallarından) sorulacak, tarikattan sorgu-sual olmayacak. Tarikat ince ve netameli bir yoldu. Mektubat-ı Rabbani’de şu cümle sık vurgulanır: ‘Sevgiliye kavuşmak ele geçer mi acaba? Yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada!’
Yine Mektubat’tan devam edelim: ‘Allahü tealanın dostlarını (veli kullarını) sevmek, saadetin sermayesidir, zira onlar, her daim Allahü teala ile birliktedirler. (Buhari ve Müslim’deki bir hadis-i kudside, ‘Ben kulumun zannettiği gibiyim. Kulum beni zikrederken, ben muhakkak onunla beraber bulunurum’ buyurulur.
Tarikat denilen çok ulvi, çok kutsal ve o derecede tehlikeli yolu katetmek her babayiğidin harcı değildir.
Bu yola girip de sona (fena fillah makamı) kavuşan çok azdır, bununla birlikte yolda kalan ve yolunu şaşıran çok olmuştur. Bunlardan bir tanesinin itirafını yine Mektubat-ı Rabbani’den öğreniyoruz: ‘Tam otuz yıldır, Allah diye kendi ruhuma tapıyormuşum!’
Bütün bu anlatılanların başında kişinin niyetinin düzgünlüğü, halisliği gelmektedir. Bundan dolayıdır ki, şu duayı içselleştirmek ve devamlı yapmak lazımdır. ‘Ya Rabbi! Niyetlerimizi halis eyle ve bize halis olan niyetlerimize bağışla!’
Zira; ‘İyiliğe elverişle olmayan kimse, faydalanamaz, Peygamberi de görse!’
Bilmeliyiz ki, sevgi yukarıdan aşağıyadır; biz Allahü tealayı ya da O’nun Peygamberini (aleyhisselam) ve sevgili kullarını (evliya) seviyorsak, onlar bizi sevdiği içindir.
Sev kurtul!
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...