Herkes bir şeylerin azılısı oluyor artık…
Kimi davanın azılısı, kimi fikrin…
Kimi takımın, kimi ideolojinin…
Kimi öfkenin, kimi kavganın…
Kimi de kendi doğrularının azılı savunucusu!
Üstelik bunu söylemekten hiç çekinmiyorlar.
“Ben bunun azılısıyım!” diyebiliyorlar.
Hem de göğsünü gere gere…
Peki biz?
Biz neden “Ben iyiliğin azılısıyım.” diyemiyoruz?
Neden “Ben vefanın azılısıyım.” diye haykıramıyoruz?
Neden “Ben güzel ahlâkın, merhametin, adaletin, dostluğun azılısıyım.” demek bize bu kadar ağır geliyor?
Belki de kelimeleri yanlış yerde kullanmaya alıştık.
Azılı denince aklımıza hemen sertlik geliyor.
Oysa insanın bir değerin azılısı olması, bazen o değeri ne pahasına olursa olsun terk etmemesidir.
Ben iyiliğin azılısı olmak istiyorum.
İyilikten vazgeçmemek için inatçı…
Vefadan dönmemek için ısrarcı…
Doğru bildiğimden şaşmamak için kararlı…
Kötülüğe rağmen iyi kalabilmek için azılı!
Çünkü kötülüğün taraftarları bu kadar yüksek sesle konuşurken, iyiliğin insanları neden fısıldasın?
Neden kötülük kendisini cesaretle ilan ederken, iyilik mahcup mahcup kenarda dursun?
Birileri nefretin azılısıysa, biz merhametin azılısı olalım.
Birileri kavganın azılısıysa, biz barışın azılısı olalım.
Birileri çıkarın azılısıysa, biz hakkın azılısı olalım.
Birileri unutmanın azılısıysa, biz vefanın azılısı olalım.
Çünkü dünya, iyilerin sessizliğinden değil; iyiliğin cesaretinden güzelleşecek.
Bazen iyi insan olmak yetmez.
İyiliğin tarafında olduğunu belli etmek gerekir.
Bir çocuğun başını okşarken…
Bir mazlumun yanında dururken…
Bir dostun düştüğü yerde elinden tutarken…
Haksızlığa uğrayanın sesine ses olurken…
Ve en önemlisi, kimse görmese bile doğru olanı yaparken…
İşte o zaman söyleyebilmeliyiz:
“Evet, ben azılıyım!”
Ama öfkenin değil.
İyiliğin azılısıyım.
Kırmanın değil.
Onarmanın azılısıyım.
Unutmanın değil.
Vefanın azılısıyım.
Kin tutmanın değil.
Merhametin azılısıyım.
Ve belki de bugün en çok buna ihtiyacımız var:
İyiliğini saklamayan, merhametinden utanmayan, güzel ahlâkını sessizliğe mahkûm etmeyen insanlar…
Çünkü bazen bir insanın bütün dünyaya bırakabileceği en güzel iz,
“Ben iyi kalmaya azmettim.” diyebilmesidir.
Öyleyse haykıralım:
Biz de bir şeyin azılısıyız!
Hem de öyle sıradan bir şeyin değil…
İyiliğin azılısıyız.
Güzelliğin azılısıyız.
Vefanın azılısıyız.
Merhametin azılısıyız.
Hakkın ve hakikatin azılısıyız.
Ve bundan artık utanmayacağız.
Çünkü kötülük bu kadar cesursa, iyilik neden suskun kalsın?
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...