Son günlerde sosyal medyada konuşulan tek şey bu: “Çocukları koruyalım.”
Evet, çok doğru. Çocuklar dijital dünyanın en savunmasız tarafı. 13 yaşında bir çocuğun algoritmanın önüne attığı her videoyla kimliği şekilleniyor. Zorbalık, bağımlılık, uygunsuz içerik/muhteva… Hepsi bir tık uzağında. Bu yüzden yaş doğrulama, ebeveyn denetimi, zararlı içerik filtresi şart. Bunda kimsenin itirazı yok. Ama/fakat mevcut fiili durum! Yıkıntıya davam…
Peki ya geriye kalanlar?
“18 yaşını geçen herkes zırhlı” mı sanıyoruz?
Üniversite öğrencisi, sınav kaygısıyla gecenin 3’ünde “mükemmel hayat” videolarına bakıp kendini yetersiz hisseden genç.
Borç içinde, geçim derdinde, her gün “kolay para” vaat eden reklamlarla boğuşan 30’lu yaşlar.
Yalnızlıkla mücadele eden, dolandırıcılığın hedefi olan yaşlı bir birey.
Dezenformasyonla kutuplaşan, nefret söylemiyle yorulan hepimiz.
Sosyal medya sadece çocukları değil, yetişkinleri de hasta ediyor. Ve böylece ailelerde çocuklar daha da “saldım medyaya” gerçekliği ile bulunuyor!
Anksiyete, karşılaştırma, bilgi kirliliği, kumar reklamları, yatırım tuzakları… Bunlar yaş sınırı tanımıyor. Fuhuş ve her çeşit şeytanı şaşırtacak rezillikte ahlaksız görsel ve yayınlar cabası…
Sorun yaş değil, algoritma
Platformlar bizi ekranda daha uzun tutmak için tasarlandı. Öfke daha çok etkileşim getiriyor, umutsuzluk daha çok tıklama. Çocuk olsun yetişkin olsun, insan beyni bu döngüye karşı savunmasız.
Çocuğu korumak için duvar örüp, yetişkini algoritmanın ortasına bırakmak samimi bir çözüm değil.
Ne yapmalı?
1. Şeffaflık: Hangi içeriğin neden önüme düştüğünü bilme hakkım var.
2. Dijital Okuryazarlık: Okullarda olduğu kadar iş yerlerinde, Aile Merkezlerinde de “sosyal medya hijyeni” dersi/seminerleri olmalı.
3. Sorumluluk: Platformlar sadece “çocuk moduna” değil, “insan moduna” geçmeli. Nefret, dolandırıcılık, sahte haber için yaş fark etmeksizin denetim.
4. Araçlar: Ekran süresi, bildirim kontrolü, içerik uyarısı sadece çocuk hesabına değil, herkese sunulmalı.
Çocukları korumak bir başlangıç. Asıl mesele dijital kamusal alanı hepimiz için yaşanabilir kılmak.
Çünkü sosyal medyada yaralanan tek kesim çocuklar değil.
Yaralanan topyekun hepimiziz. Ve korunmayı hak eden de sadece çocuklar değil.
Peki siz ne dersiniz?
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...