Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim
Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekûn savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir. (Tevbe, 36)
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz buyurdular:
“Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü şekliyle dönmektedir. Bir yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan aydır. Üçü birbiri ardınca gelen Zilkade, Zilhicce ve Muharrem'dir. Biri ise Cemaziyelahir ile Şaban arasında bulunan ve Mudar kabilesinin daha çok değer verdiği Recep ayıdır..." (Buhârî, Hac 132; Müslim, Kasâme 29)
Hicrî yılbaşımız olan 1 Muharrem, İslâm âleminin kullandığı kamerî takvimin başlangıcıdır. Müslümanlar; Ramazan, hac ve kurban gibi ibadet hayatlarını bu İslâm takvimine göre ifa ederler.
Kamerî ayların adları şunlardır:
- Muharrem
- Safer
- Rebîülevvel
- Rebîülâhir
- Cemâziyelevvel
- Cemâziyelâhir
- Receb
- Şâbân
- Ramazân
- Şevvâl
- Zilkāde
- Zilhicce
Günümüzde sosyal medya ve ekranlar tarafından çok büyük bir kuşatma altında bulunan çocuk ve gençlerimiz; inanç ve geleneklerimize aykırı içerikler, oyunlar ve filmlerden olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Milletimiz yabancı bir kültür ihtilâli ve istilâsıyla karşı karşıyadır.
Oysa bayramlarımız ve önemli günlerimiz, özünde dinî bir veche, bir ibadet özelliği taşıyor. Bunlarla ilgili kutlamalarımız; neşe ve mutlulukların paylaşıldığı, muhabbet duygularının aktarıldığı birer vasıta, birer fırsat sayılıyor. Yabancı özentili tavırlar, davranışlar ve kutlamalar sadece bünyemizi, inancımızı ve geleneklerimizi yıpratmaya, bozmaya hizmet ediyor. Bizim geleneklerimizde yeni yıla güle oynaya değil, dualarla girmek bulunuyor. (Nesrin Zerey, Altınoluk Dergisi)
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
1 Muharrem, hicrî 1448 yılının başlangıcı, İslâm âleminin yılbaşısıdır. Maddî ve mânevî dünyamıza saadetler, hayırlar getirmesini diliyorum.
Muharrem gecesi, yeni senede belâ ve kötülüklerden korunmak amacıyla Rabbimize yalvarmak, dua etmek güzel âdetlerimizdendir. Bu kıymetli ay içinde 10 Muharrem (Aşure) gününün özel bir önemi vardır:
- Kelime Anlamı: Aşure, Arapçada 10 manasına gelen "aşara" kelimesinden türemiştir. Muharrem ayının onuncu günü Aşure Günü'dür. Muharrem ayı, kıymet verilen dört haram aydan biridir.
- Oruç İbadeti: Aşure gününde gerek Musevîler gerekse İslâm öncesi Cahiliye Devri Arapları oruç tutuyorlardı. Ramazan ayında oruç farz olana kadar Müslümanlar da aşure günü oruç tutmuşlardır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Yahudilere benzememek için müstehab olan bu orucun, Muharrem'in 9. ve 10. günü ya da 10. ve 11. günü tutulmasını istemiştir.
On Peygambere On İkram
Aşure günü; Hazret-i Âdem'in tövbesinin kabul olması, Hazret-i Nuh'un tufandan kurtulması, Hazret-i Yunus'un balığın karnından çıkması, Hazret-i İbrahim'in ateşte yanmaması, Hazret-i İdris'in canlı olarak göğe çıkarılması, Hazret-i Yakub'un oğlu Hazret-i Yusuf'a kavuşması, Hazret-i Yusuf'un kuyudan çıkması, Hazret-i Eyyüb'ün hastalıktan kurtulması, Hazret-i Musa'nın Kızıldeniz'i geçmesi, Hazret-i İsa'nın doğumu ve ölümden kurtulup diri olarak göğe çıkarılması hadiselerine sahne olmuştur.
Bu günde on peygambere on değişik ikram ihsan edildiği dinî kaynaklarda belirtilir:
- Hz. Eyyüb (aleyhisselam) hastalığından şifaya kavuşmuştur: Dermanı bulunamaz bir hastalığa yakalandığında hiç şikâyetçi olmadı ve hep sabretti. Ancak yaralar kalbine ve dudağına ulaşıp zikir yapmasına mani olduğunda: "Ey Rabbim! Halim sana malumdur. Adını anamayacak kadar hastayım! Ey şifa veren! Şifana muhtacım..." diyerek dua etti. Allah (c.c.) tarafından kendisine su ihsan edildi ve o su vesilesiyle yaralarından kurtuldu.
- Hz. İbrahim (aleyhisselam) ateşten kurtulmuştur: Ateşe atılacağı sırada yanına aniden gelen Cebrail (a.s.), Allah'tan yardım istemesini tavsiye etmiş fakat o reddederek sadece "Allah bana yeter, O ne güzel vekildir" demiştir. Allah, kendisini seçen kulu için ateşe serinlik ve esenlik emretmiştir: "Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol!" dedik.
- Hz. Yunus (aleyhisselam) balığın karnından kurtulmuştur: Denize atılmış ve büyük bir balık onu yutmuştu. Her şeyden ümidini kestiği sırada: "Allah’ım! Senden başka bir ilâh yoktur. Sen her türlü noksanlıklardan uzaksın. Ben kendine yazık edenlerden oldum" diyerek dua etmiştir. Yedi gün sonra bir balık tarafından sahile çıkarılmıştır.
- Hz. Yusuf (aleyhisselam) kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan çıkarılmıştır: Babasının gözdesi olması nedeniyle kendisine hasetlik eden kardeşleri tarafından kuyuya atılmıştır. Kuyuda şu duayı okudular: "Ey gâib olmayan Şâhid, ey uzak olmayan Karîb, ey mağlup olmayan Gâlib! Sen benim üzerimden musibeti kaldır. İçinde bulunduğum halden kurtulacak kapı aç." Oradan geçmekte olan bir kervan tarafından bu günde kurtarıldı.
- Hz. Âdem'in (aleyhisselam) tövbesi kabul edilmiştir: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz" diye tövbe etmiş ve tövbesi kabul olunmuştur.
NOT: Aşure tatlısı (Aşure çorbası da denir), Nuh peygamberin (aleyhisselam) tufandan sonra gemide kalan yiyecekleri karıştırarak yaptığı bir tatlıdır.
10 Muharrem'in Manevi İklimi ve Muhasebesi
10 Muharrem (Aşûre) günü, içerisinde büyük tecellîlerin yaşandığı bir tefekkür ve ibadet dönemidir:
- Hazret-i Âdemʼin (aleyhisselam) tevbesi bu günde kabul edilmiştir. Demek ki bugün “tevbe-istiğfar” günüdür.
- Hazret-i Nûhʼun (aleyhisselam) tufandan kurtulup gemisinin selâmete erdiği gündür. Demek ki bugün, Nûhʼun (aleyhisselam) 950 sene süren çilelerle dolu tebliğ hayatındaki “sabır ve sebât”ını tefekkür günüdür.
- Hazret-i İbrahimʼin (aleyhisselam) Nemrut’un ateşine atılıp Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla kurtarıldığı gündür. Demek ki bugün, Hakkʼa dostluk yolunda karşılaştığımız ilâhî imtihanlardaki hâlimizi muhâsebe etme günüdür.
- Hazret-i Mûsâʼnın (aleyhisselam) Firavun’un zulmünden, Hazret-i Yûsuf’un (aleyhisselam) zindandan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, büyük saâdetlerin büyük çilelerden sonra geldiğini idrâk etme günüdür.
- Hazret-i Eyüpʼün (aleyhisselam) hastalıktan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün; ilâhî imtihan tecellîleri karşısındaki “sabır, rızâ ve şükür” hâlimizi gözden geçirme günüdür.
Kerbelâ Üzüntüsü ve Ümmetin Birliği
Âşûrâ Günü, tarihte, yukarıda bahsetmiş olduğumuz huzur vesilesi hâdiselerle beraber, hicretin 61. senesi gerçekleşmiş olan Kerbelâ Vakası gibi, Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi vesellem) Hazreti Hasan (Radıyallâhu Anh) ile birlikte “cennetteki iki reyhanım” şeklinde tavsîf etmiş olduğu torunu Hazreti Hüseyin (Radıyallâhu Anh) ve beraberindeki 72 kişinin şehadetine de tevâfuk etmiştir. İslâm tarihinin gördüğü en acı felâketlerden biri olan bu hadise nedeniyle her Müslüman'ın yüreği feryat halindedir. Dolayısıyla bugün; “Müminler ancak kardeştirler!..” (Hucurât, 10) hükmü etrafında, bir ve beraber olma günüdür.
Hicrî Sene Sonu ve Sene Başı Duaları
SENE SONU DUASI
İmâm-ı Safûrî (Rahimehullâh) gibi ulemâdan rivâyet olunduğuna göre: “Her kim Zülhicce’nin sonunda 3 kere bu duayı okursa geçmiş yılı hayırla kapatmış olur:”
“Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla! Ey Allâh! Senin râzı olmayıp beni nehyettiğin şeylerden bu sene her ne yaptıysam, ben onların bir kısmını unuttum, Sen ise hiçbirini unutmadın. Üstelik bana cezâ vermeye kādirken mühlet verdin ve ben Sana karşı gelme cüreti göstermişken beni tevbeye dâvet ettin.
Ey Allâh! Ben bütün bunlardan dolayı Senden mağfiret diliyorum. Beni bağışla. Ey kerem sâhibi! Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Senin râzı olup bana sevap vaad ettiğin hangi amelleri bu sene işlediysem, Senden dilerim ki onları kabûl edesin ve Senden ümîdimi kesmeyesin. Ey kerem sâhibi! Kabûl eyle. Efendimiz Muhammed’e ve âl-i ashâbına salât-ü selâm eyle. Âmîn.”
SENE BAŞI DUASI
Sıbt ibnü’l-Cevzî (Rahimehullâh) gibi bâzı ulemâdan nakledilen rivâyete göre: “Her kim Muharrem ayının evvelinde 3 kere bu duayı okursa; şeytan, ‘Ömrünün kalan kısmında kendisini güvenceye aldı, artık biz bu kişiden ümidi kestik’ der ve Allâh-u Teâla ona, kendisini şeytan ve etbâından sene boyunca korumak üzere iki melek görevlendirir:”
“Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla! Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a âittir. Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashâbının tamâmının üzerine olsun. Ey Allâh! Sen Ebedî’sin, Kadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur). Hayy’sın, Kerîm’sin (hakîkî hayat sâhibi de, kerem sâhibi de ancak Sensin). Hannân’sın, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimiz’sin).
İşte bu yeni senedir. Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin. Ey kerem sâhibi! Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle duâmı kabûl eyle!
Allâh-u Te‘âlâ, Efendimiz ve Peygamberimiz Muhammed (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e, âl-i ashâbının ve Ehl-i Beyti’nin tamâmına salât ve selâm eylesin. Âmîn!”
(Referanslar: es-Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis, 1/156; Sıbt ibnü’l-Cevzî, Mir’âtü’z-zemân fî tevârîhi’l-a‘yân, 22/180; Mâü’l-‘Ayneyn, Na‘tü’l-bidâyât, sh:165; ed-Diyarbî, el-Mücerrebât, sh:70-71; ‘Abdülhamîd Kuds, Kenzü’n-necâh ve’s-sürûr, sh:69)
Zamanı doğru algılayıp planlamak adına bizlere yeni bir muhasebe imkânı sunan hicrî yeni yılımız mübarek olsun. Rabbim bu mübarek zaman dilimini, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine vesile kılsın.
Hicrî 1448. yılımızın kalplerimize huzur, evlerimize bereket ve tüm İslâm âlemine selamet getirmesini Yüce Mevlâmızdan diliyorum. Bu mübarek günlerin bereketiyle bir eğitim-öğretim yılını daha tamamlamanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.
26 Haziran 2026 Cuma günü itibarıyla 2025-2026 eğitim-öğretim yılını tamamlıyoruz. Bir yıl boyunca gösterdikleri emek ve özveriden dolayı tüm meslektaşlarımızı, öğrencilerimizi, velilerimizi ve okul çalışanlarımızı tebrik ediyorum.
Öğretmenlerimiz, yıl boyunca öğrencilerimizin gelişimi için gösterdikleri gayret ve elde ettikleri başarılarla eğitim camiamıza önemli katkılar sundular. Emekleri için teşekkür ediyor, huzurlu ve dinlendirici bir tatil diliyorum.
Velilerimiz, çocuklarımızın eğitim yolculuğunda bizlere büyük destek oldular ve her zaman iş birliği içerisinde hareket ettiler. Katkıları, öğrencilerimizin başarısında önemli bir yere sahiptir.
Öğrencilerimiz, bir eğitim-öğretim yılını daha başarıyla tamamladılar. Tatillerini dinlenerek, kitap okuyarak, yeni şeyler öğrenerek ve kendilerini geliştirerek değerlendirmelerini diliyorum.
Tüm eğitim camiamıza mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir tatil diliyor; yeni bir solukla, birlikte büyük hayaller kuracağımız yeni eğitim-öğretim yılına sağlıkla kavuşmayı temenni ediyorum.
Muhabbetle.
Mustafa Adil
Çok güzel ve faydalı bir yazı olmuş. Muharrem ayının manevi ikliminden hakkıyla istifade etmeyi, yeni hicrî yılın tüm ümmete hayır ve bereket getirmesini Rabbim nasip eylesin . Bu yeni yılda sağlık, huzur ve afiyetler dilerim .
Memnune Ateş benim e-mail adresim yok ama
Çok açıklayıcı güzel bir yazı olmuş tebrik ederim..