Türkiye’de özel okulların altın çağı, *2015-2019* yılları arasındaki devlet teşviki döneminde yaşanmıştır.
Bu süreçte özel okul oranları, istihdam, SGK primleri ve devlete ödenen vergiler hızla artarken; devlet okullarının yükü hafiflemiş, derslik mevcutları düşmüş ve eğitimde devasa bir fiziki kampüs dönüşümü gerçekleşmiştir.
Savunma sanayiinde olduğu gibi, devletin kol kanat gerdiği her alanda olduğu gibi eğitimde de bu desteğin meyveleri açıkça görülmüştür.
Bugün, özel okulculuğun bir ülkenin çağdaşlaşma ve ilerleme yolundaki en büyük ihtiyaçlarından biri olduğu çok daha net anlaşılmaktadır.
2019’dan sonra hız kazanan bu süreç, ana sınıfından liseye kadar tam anlamıyla bir vizyon ortaya koyan modern kampüsleri hayatımıza sokmuştur. Artık bugün hangi özel okulu dolaşırsanız dolaşın; gastronomi mutfaklarından robotik kodlamaya, ahşap ve bilişim atölyelerinden görsel sanatlar ve spora kadar beceri temelli alanlara devasa yatırımlar yapıldığını görürsünüz.
Bu modern atölyeler ve zengin imkânlar, öğrencilerimizin bugünkü hobi ve becerilerini gelecekteki profesyonel mesleklerine dönüştüren birer yaşam laboratuvarıdır. Uluslararası diplomalar, uluslararası IB ve gelişmiş eğitim programlarıyla Türk eğitimi çok daha üst bir segmente taşınmıştır. Unutmayalım ki, özel okulların bu dinamizmi ve devlet okullarının artan kalitesi, el ele vererek milli eğitimimize her zaman büyük bir güç ve değer kazandırmıştır.
Bununla birlikte, son yıllarda özel okulların üstlendiği fedakârlıkları ve taşın altına koyduğu elî göz ardı etmemek gerekir.
Son 5 yıldan beri fiyatlarına müdahale edilen ve düzenleme yapılan tek özel sektör alanı özel okullardır.
Devlet tarafından getirilen fiyat kotaları ile enflasyon mücadele konusunda Devletimize en büyük desteği Özel Okullar vermiştir.
Özel Okullar, devletimizin ekonomi politikalarına tam uyum sağlayarak büyük bir fedakârlık örneği sergilemiştir.
Bugün Millî Eğitim Bakanlığımız ile özel okullar arasında kusursuz bir koordinasyon ve uyum ritmi yakalanmıştır.
Sektörümüzü dinleyen, anlayan ve çözüm odaklı yaklaşan Bakanlığımız ile bürokratlarımız, karşılıklı anlayış çerçevesinde tam bir takip çalışması yürütmektedir.
Aklın yolu birdir. Özel okulculuğu yalnız belli kesimlerin itibarsızlaştırmaya çalıştığı bir alan olarak görmek, artan istihdamı, güçlü sosyal güvenlik katkılarını ve ülkenin kalkınma hamlesini görmezden gelmek demektir.
Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve yarınlarımız için milli bütçe desteğinden öte, her anlamda özel okulculuğu teşvik eden ve önünü açan #2015Ruhu'nun yeniden canlanması bugün ülke geleceğimiz adına çok ama çok önemlidir. Devletimizle omuz omuza, ortak bir vizyonla yürümeye ve Türkiye’yi eğitimde hak ettiği zirveye taşımaya devam edeceğiz.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...