Bugün sosyal medyada sıkça karşılaştığımız, özel okulları hedef alan eleştiriler ve "para tuzağı" söylemleri, madalyonun yalnızca tek bir yüzünü gösteren haksız birer linç kültüründen ibarettir.
Oysa unutulmamalıdır ki; alınan her eğitim çok kıymetlidir, çok değerlidir ve istisnalar asla kaideyi bozmaz.
Türkiye genelindeki binlerce eğitim kurumunda, çocukların yalnızca akademik başarıları değil; sosyolojik, insani ve ruhsal gelişimleri de büyük bir özveriyle desteklenmektedir. Zihinlerindeki hayal dünyasını pratiğe döktükleri atölyelerden sosyal projelerine kadar her detay, bir çocuğun hayatını şekillendiren eşsiz birer tuğladır.
Başarının Sırrı ve Ortak Sorumluluk
Sosyal medyada zaman zaman okulları ve eğitimcileri suçlayanların göz ardı ettiği en büyük gerçek, başarının yalnızca okula yüklenemeyecek kadar çok katmanlı olduğudur.
Çocuğun temel başarısının sırrı; okulun yanı sıra aile yapısı, yetişme ortamı, sosyal çevresi ve hayatına dokunan tüm akrabalarıyla bir bütündür. Okulların buradaki temel rolü, bu cevheri belli bir disiplin ve sevgi sarmalında işleyerek bir form kazandırmaktır.
Ancak sorumluluktan kaçan, üzerine düşen vazifeleri yapmayıp her şeyi sihirli bir değnekle okulun düzeltmesini bekleyen bazı profiller, ne yazık ki tüm faturayı kurumlara kesmektedir.
Elbette 12.000’i aşkın özel okulun olduğu bir sektörde münferit olumsuzluklar veya parasının gücüne inanan şımarık örnekler çıkabilir; bu her sektörde ve her yapıda vardır.
Fakat "çamur at izi kalsın" mantığıyla hareket edenlerin, bu kurumların arkasındaki muazzam emeği ve milyarlarca velinin memnuniyetini görmezden gelmesi haksızlıktır.
Değişimin ve İlginin Mucizesi
Yıllardır sahada birebir gözlemlediğimiz bir gerçek var: Bir çocuğa değer verildiğinde, sabırla dinlendiğinde, en ufak hatasında bağırmak yerine ona kıymet hissettirildiğinde ortaya çıkan dönüşüm muazzamdır. Başka okullardan gelip yoğun ilgi ve nitelikli eğitimle buluşan çocukların kişiliklerinin, karakterlerinin nasıl olumlu yönde farklılaştığını, özgüvenlerinin nasıl arttığını bizzat yaşıyoruz.
Bu değişimleri gören ve çocuklarının hayatındaki o güzel viraja şahit olan milyonlarca veli var.
Güneş balçıkla sıvanmaz; özel okulların ve eğitim kurumlarının arkasında duran bu büyük kitle, gerçeğin en şahitli kanıtıdır.
Emek Sahibine Vefa: Öğretmenlerimiz ve Yöneticilerimiz
Bu Yazının en mühim noktalarından biri de özel okul öğretmenlerinin çalışma şartları üzerinden yapılan haksız eleştirilerilere karşı birkaç söz söylemek olmalı diye düşünüyorum.
Bir ömür boyu büyük bir fedakarlıkla Özel Okullarda çalışan, ailesini geçindiren ve binlerce hayata dokunan binlerce öğretmenimiz ve kıymetli yöneticimiz oldu ve hala bu emek devam ediyor..
Yalnızca normal zamanlarda değil Özellikle ekonomik sıkıntıların ve dar boğazların yaşandığı dönemlerde, bu kurumların sağladığı istihdamın ve ekmek kapılarının ne kadar hayati olduğu ortadadır.
Bu Kurumlarımızın güç kaybetmesi, fnanasal ve tdiğer anlamlarda işlerinin kötüye gitmesi hepimiz için çok kötü sonuçlar doğurur.
Çalıştığı yerin kıymetini bilen, mesleğini onurla icra eden binlerce eğitimcimiz ve onlara bu imkânları sunan yöneticilerimiz her türlü övgüyü hak etmektedir. Aradan çıkan birkaç "çürük elma" üzerinden tüm bir sektörü ve emek verenleri hedef tahtasına oturtanlar ise er geç manevi ve vicdani sorumluluklarıyla baş başa kalacaktır.
İşin son tahlilinde; eğitimin içine bir tuğla daha koyan, bir çocuğun hayatına dokunan her çaba muhteşem sonuçlar doğurur.
Okullarımızı gerçek anlamda kıymetli kılan da işte bu sarsılmaz emektir.
Bu bilinçle hareket eden ve Resmi , Özel ayrımı yapmadan tüm fedakâr velilerimize, geleceğimizin teminatı öğrencilerimize, özveriyle çalışan öğretmen ve yönetici kadrolarımıza sadece kendimiz için değil, ülkemizin yarınları için yürekten teşekkür ediyorum.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...