ÇOCUK NASIL ÖĞRENİR? NACİ BEKTAŞ
ÇOCUK NASIL ÖĞRENİR?

Çocuk bir öğrenme süreci içinde keşfederek öğrenir.
Çünkü öğrenim anlık bir gerçekleşim değil, uzun ve programlı bir süreç sonunda ulaşılan bir kazanımdır.
Her çocuk öncelikle çevresinden gördüğü, duyduğu, izlediği şahit olduğu şeylere ilgi gösterir, merak eder ve onların ne işe yaradığını düşünerek anlamaya çalışır. Ve anlamaya çalıştığı şeylerin peşine düşüp, onlar hakkında bilgilenme sürecine girerek uzun bir yolculuğa çıkarsa, işte o zaman öğrenme sürecine de girmiş olur.

Doğal olarak her çocuğun ilgi duyduğu şeyler farklı olunca öğrenme sürecini kontrol altında tutmak da, bir plan ve program dâhilinde bu süreci uygulamak ta adeta imkânsızlaşır. Yani disiplinli bir öğrenme süreci (aynı şeyi, aynı insanlara aynı anda verme etkinliği) farklı karakter ve mantıkla yaratılmış kişiler için gayri mümkün hâle gelir.

O halde toplu bir öğrenme faaliyeti yapılamaz mı demek istiyoruz. Aslında büyük oranda evet, fakat bu ve buna benzer engellere rağmen öğrenme faaliyetinin tabiatına uymasa da, güç de olsa toplu bir öğrenme süreci uygulanabilir.
Fakat bu iş atlarla aslanları veya kedilerle köpekleri birlikte eğitmek kadar zordur.  Çünkü bunu yapmak için en aşağıda olanları biraz yukarı doğru iteklemek, en yukarda olanları ise biraz aşağı doğru bastırmak gerekir.  Aynen bugün ülkemizin okullarında bir şeyler öğrenmek için koşa koşa gelen minicik taze beyinlere yapmaya çalıştığımız gibi.

Bu durumda çocuk 5-6 yaşından itibaren günümüzdeki gibi bir kurumsal yapı içinde eğitim ve öğretim sürecine sokulduğunda, sınıflarını başarıyla geçse bile hiçbir yıl kendi seviye ve farklılığına uygun bir şerit içinde koşamayacaktır.
Ya aynı seviyede olmadığı halde önündekine yetişmek için daha fazla efor sarf ederek hedefe ulaşamadan yorularak iç ahengini ve özgüvenini kaybedecek. Sonra da demoralize olup kısa bir zaman sonra farklı tepkiler göstererek isyan edecektir. Ya da her şeyi sınıf arkadaşlarından daha çabuk kavradığı için arkasında bıraktığı arkadaşları ile arayı çok açarak yalnız kalmamak için yavaşlayacak ve arkadaşlarının seviyesine doğru bilinçli bir geri çekilme sürecine girecektir.

Eğitimin toplumsal bir talim olmadığını bilakis kesinlikle sadece bireysel bir eylem olduğunu kabul etmediğimiz veya göremediğimiz sürece biz bu eğitim işini gerektiği kadar ciddiye almış olmayacağız.

Verdiğimiz derslerle ve bu derslerden sonra yaptığımız sınavlarla öğrencilerimizin geçerli notlar alıyor olması bu gerçeği kesinlikle değiştirmeyecektir. Eğer değiştirdiğini düşünüyor isek farkında olmadan kendimizi kandırıyoruz demektir. Örneğin bir lise sınıfında ve bir fizik dersindesiniz ve anlattığınız konu hareket eden katı kütlelerin  havayla  etkileşimlerini inceleyen bilim dalı olan Aerodinamik.
Özellikle uçaklarınroketlerin ve füzelerin havadaki hareketlerini belirleyen ilkeleri açıklayan, ayrıca otomobillerin, hızlı trenlerin, gemilerin tasarımıyla, köprülerin ve çok yüksek yapıların şiddetli rüzgâra dayanabilecek biçimde inşa edilmeleriyle ilgilenen böylesi oldukça teknolojik bir konuyu, sadece şekil ve rakamlarla ne kadar anlaşılır ve ne kadar somut anlatabilirsiniz ki.  Hadi siz yılların tecrübesiyle çok harika bir anlatım yaptınız diyelim. Acaba sizi dinleyenlerin anlattıklarınızı kafalarında hayal ederek, kurgulayarak kavrama düzeyine ulaşmaları ne kadar mümkün olabilir ki?

Bir örneğimiz de Din Kültürü dersinden olsun ve anlattığınız konu, İslâmda mucize konusu olsun, gayb konusu olsun, melekler ve cinler konusu olsun hatta insanın dünya da yaratılışı olsun konu hakkında atalardan kalma bilgiler, konuya dair okunan ayağı yere basmayan bir yığın bilgi ve kulaktan duyma bir sürü hurafe vârid iken, böylesi hayati konuları hangi düzeyde ve hangi usulle verebileceksiniz? Hadi verdiniz diyelim, yanlış anlaşılmadan ve körpe beyinlerdeki birçok bilgi ve inancı sarsmadan ve karıştırmadan bunu ne oranda başarabileceksiniz; tartışılır.

Sonuç olarak öğrenmenin bir süreç olduğunu ve bu sürecin her çocuk için farklı usul ve tekniklerle gelişen özgün bir macera olduğunu görmek ve toplu olarak yapıldığında veya yapılmak zorunda kalındığında ise, bu süreci başarıyla yönetmenin çok ama çok zor olduğunu kabul etmek zorundayız.
Bu durumda ülkemizin imkânlarını da göz ardı etmeden öğrenmeyi iki koldan da yapmak gibi bir zorunluluğumuz olduğunu anlamalı, her öğrenciyi yaratılış farklılıklarını hesaba katarak bireysel bir eğitim sürecine sokarken, aynı zamanda onları toplu hareket gerektiren ekip çalışmaları ile eğitim sürecinin içinde veya üzerinde tutmanın yol ve yöntemlerini bulup uygulamak zorundayız. 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ