CAMBAZ İP VE SOPA NACİ BEKTAŞ
CAMBAZ İP VE SOPA

Cambaz bu dünyada zor şartlar altında her an düşme ihtimaliyle yaşayan insanı, cambazın üzerinde yürüdüğü ip, tehlikelerle dolu hayatı,
elindeki sopa ise o insanın yaşarken güç ve destek aldığı her şeyi temsil eder.

İnsan bu hayatta, her an ipin üzerinden dengesini kaybederek düşme tehlikesi yaşayan bir cambaz gibidir.
Ve bu cambaz hayat boyunca tüm maharetini kullanarak ipe benzeyen bu incecik hayat çizgisi üzerinde yürümek zorundadır.

İp cambazının ipin üzerinde kalmasını sağlayan elinde tuttuğu o uzun sopadır ve cambaz bu sopayla dengesini sağlamaya çalışır.
Cambaz sola doğru eğildiğinde sopanın ağırlığını sağa verir.
Sağa doğru eğildiğinde bu kez sola.
Gerçek denge, ip sallandığında yeniden merkezini bulabilmektir.

Hayatın içindeki insan da böyledir.
Bir eksikliği gidermeye çalışırken başka bir eksiklik yaratabilir.
Bir şeyi çoğaltırken başka bir şeyi azaltabilir.
Bundan şunu anlıyoruz ki, insan aslında dengede duran değil, sürekli dengesini yeniden kuran bir varlık.

Cambazın elindeki uzun denge sopası insanın hayatta tutunduğu, güç aldığı
ve düşme noktasına geldiğinde kendisini yeniden toparlamasını sağlayan her şeyi temsil eder.
Para, makam, aile, sevgi, dostluk, sağlık, bilgi, inanç, umut, itibar…
İnsan bütün bunlarla hayatta kendisine bir denge kurmaya çalışır.

Bunlardan biri eksildiğinde de birini fazlasıyla öne çıkardığında da denge bozulabilir.
Bu yüzden insanın hayatı, aslında sürekli bir denge arayışıdır.
İnsan da bu dünyada yaşarken işte buna benzer bir arayış içinde olur.
Parası vardır ama mutluluğu yoktur; bu kez mutluluğu arar.
Mutludur ama parası yeterli değildir; bu kez parayı arar.
Parası da vardır, mutluluğu da fakat bu da ona yetmez, bu seferde heyecan ve macera arar.
Macera bulur ama huzurunu kaybederse; bu kez de huzur arar.

Buradan belki şöyle bir sonuca varabiliriz:
İnsan hayatı boyunca güvence arıyor olabilir; oysa ihtiyacı olan şey güvence değil, denge kurabilme yeteneğidir.

Fakat asıl ilginç olan şu ki:
Sopa cambazın düşmesini direk engellemez; düşme ihtimaline karşı ona müdahale etme hakkı verir.

Üstelik cambaz yürürken ip dışarıdan gelen çeşitli etkilerle sürekli sallantı halindedir.
İnsan için de hayat böyledir.
Hastalık kayıp, ayrılık, ekonomik sıkıntı, yaşlanma, yalnızlık, hayal kırıklığı ve ölüm ihtimali…
Bunların hiç biri insanın elinde değildir.

İnsan bütün bu zorluklara rağmen yürümeye devam eder.
Belki de insanı insan yapan şey, her an düşebilme ihtimali olduğunu bilmesine rağmen yürümeye devam etmesidir.

İnsan her türlü tehlike, korku ve endişeye rağmen cambaz misali yürümeye devam eder.
Bu nedenle insan, ipin üzerinde yürüyen bir cambaz gibi her an tetiktedir.
Bir kedi gibi dikkatli, bir kuş gibi ürkek ve bir tilki gibi ihtiyatlıdır.

Belki de insanı insan yapan şey, düşmeyeceğinden emin olması değil;
düşebileceğini bilmesine rağmen yürümeye devam etmesidir.

Ve nihayetinde İnsan,
hayatın ipinde yürüdüğü için değil,
düşmeden yürümek zorunda olduğu için bir cambazdır.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ