Hayatın bizzat kendisini çoktan seçmeli bir test sınavı olarak algılayanlar için Ramazan ayı da inanlar için bir çetin sınavdır aslında.
Başta Aziz Kur’an olmak üzere Yüce Allah’ın duyu organlarımıza ve aklımıza sunduğu ayetlerini anlama, tanıma ve keşfetmeyi amaçlayan zor bir sınav.
Ve 30 gün süren bu sınavın 30 sorusu da bizlere kendimiz ve tüm insanlık için bir şeyler yapabilmenin ilk şartının; empati yapmak yani halden anlamak olduğunu söyler adeta.
Üstelik bu hakikati "Tok açın halinden anlamaz" deyişine " tabiri caizse öyle ise aç kal!" diyerek bizlere tam 30 tokat vurarak anlatmaya çalışır.
Halden anlamak tabi ki sadece boş midelerin açlığını gidermek değil,
bilakis gönüllerin, zihinlerin ve nefsin açlığını görüp giderebilmektir.
Bir canı haksız yere katletmek nasıl ki tüm insanları katletmek gibiyse eğer;
boş yere bir gönlü kırmak bütün gönülleri kırmak gibidir,
yanlış bir bilgiyle bir zihni kör etmek bütün zihinleri kör etmek gibidir,
gerçek bir garibi doyurmamak tüm nefisleri aç bırakmak gibidir.
İşte bu yüzden gönüllerin, zihinlerin ve nefislerin açlığını gidermenin ilk şartı olan halden anlamayı bırakanlar için bu ay sadece karnı aç olanların doyurulduğu bir ay, bayram ise maalesef sadece karnını doyuranların mutlu olduğu birkaç gün olmaktan öteye gidemeyecektir.
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...