SAHİCİLİK NACİ BEKTAŞ
SAHİCİLİK

“Sahicilik” bana hep ince bir cesaret gibi gelir. Çünkü sadece doğruyu söylemek değildir o,

öncelikle kendinle çelişmemek, kendini kandırmamak, rol kesmemek,

olumlu ya da olumsuz, içinden ne geçiyorsa ona sahip çıkmaktır.

Sahici insan bazen kusurlu görünmeyi bile göze alır,

görünmek istediği kişiyle olduğu kişi arasında mesafe bırakmaz.

Günümüzde herkes “görünür” ama pek azı “gerçektir”.

Filtreler, beklentiler, onay arayışları, beğenilme arzusu,

sahiciliği zorlaştırmasına rağmen yine de en derin ilişkileri,

en güvenilir dostlukları, en huzurlu hayatı o kurar.

Sahicilik, mükemmel olmak değil, samimiyetin ağırbaşlı halidir.

Olması gerekeni yapmak, beklentilere göre davranmamak, sevdiklerindeki yanlışı görmezden gelmemek, rol yapmanın kendi kalene gol atmak olduğunu idrak edip, saygı duymadığında kendini bile cezalandırmayı göze alabilmektir.

Çünkü çoğu insan uyum isterken sahici karakter doğruyu ister.

Endişelendiğinde sessizliği tercih ederken sahici karakter hakikati tercih eder.

İnsani ilişkilerde kabukta kalırken sahici karakter her şeyin özüne odaklanır.

Dışarıya değil vicdanına hesap vermekle başlayan sahici tavır ve davranış, dışarıdan önce, kendi içinde tutarlı olmayı, tasdik ve beğeni görmüş biri olmanın ötesinde, onurlu bir insan olmayı tercih eder.

Bu bilinçli tercih insanı yalnızlaştırabilir ama içini içten içe rahatlatır. Çünkü sahicilikte kaybedilen şeyler geçici, kazanılan şeyler kalıcıdır.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ